En Kutsal 4-Tablet 2

'İmran’ın Ailesi (Al-i İmran) Suresi


Kuran’ın şeytan ile ne demek istediği, sureler 14 ve 15:

"Duyuların nesnelerinden zevk için arzu, ki bu kadından [alçak doğa] ve yavrulardan ve depolanmış altın ve gümüş stokundan, işaretlenmiş atlardan (isimleriyle), ve sığırdan ve mülkten gelendir, dünyasal adama çekici gelir. Bunlar materyal dünyada rahat içindir. Kusursuz bir mesken olan, Allah’ladır." (İmran’ın Ailesi, 14)

"De (Ey Muhammed): Bu size çok önemli olanlardan daha iyi olan bir şey hakkında size bilgi vermeli miyim (Ey dünyasal insanlar)! Şerden sakınanlar ve Allah’a karşı görevlerinden haberdar olanlar, bahçeler vardır altından nehirler akan ve saf yoldaşlar ve Allah’ın nimetleri. Allah O’nun kullarını sakınandır." ('İmran’nın ailesi, 15)

<1>Bu surelerin tarif ettiği "Duyuların nesnelerinden zevk için arzu, ki bu kadından [alçak doğa] ve yavrulardan ve depolanmış altın ve gümüşten " ve atlardan, sığırlardan ve bu gibi şeylerden gelenin hepsi dış dünyanın çekimleridir. Sure 15’te, "Şer’den sakınanlar," ki bunlar şer olan şeylere (dış dünyaya çekim) çekilmiş olmaktan sakınanlardır, ruhani dünyanın gerçeğini anlayabilir anlamındadır.

<2>Yani bir kez daha şer, dış dünyaya çekimden başka hiçbir şey değildir. Şer (şeytan) bir varlık değildir. O insanın üstesinden gelinebilecek özelliklerinden biridir. Bu yüzden şer (şeytan) Maya, materyal dünyaya çekim ile aynıdır.



Reenkarnasyon, sure 27:

"...Sen diriyi ölüden getirirsin ve ölüyü diriden getirirsin." ('İmran’ın Ailesi, 27)

<3>Yaradan diriyi ölüden getirebilir ve O ölüyü diriden getirebilir. Bu yüzden Kuran’daki Yaradan (Allah) kadir bir Yaradan’dır. O, her dilediğini yapabilir. Eğer O kadir bir Yaradan ise ve ölüyü diriden ve diriyi ölüden getirebilirse, o zaman O ayriyeten reenkarne de edebilir. Eğer biz O reenkarne edemez dersek, o zaman biz O Muhammed Peygamber’in öğrettiği gibi kadir bir Yaradan değildir diyoruzdur.



Meditasyon, sessizlik ve Yaradan’ı anma, sure 41:

"Zekeriya (Zakariah) dedi ki: Benim Rab’im, benim üzerime bir nişan serdi. O (Melek) karşılık verdi: Senin için olan nişan sen insanlarla üç gün sözle konuşmamalısın ama işaretlerle ve Rab’i çok hatırlamalısın ve O’nu övmelisin akşam ve sabah erken." (‘İmran Ailesi, 41)

<4>Bu sure, sessizliğin, Yaradan’ın hatırlanmasının ve O’nun ve O’nun yaratımının üzerine meditasyon yapmanın O’na daha yakın olmaya başlamanın bir parçası olduğunu sunar. Bu nedenden meditasyon, sessizlik ve bir gözlemci olmak bütün büyük ruhani öğretmenler tarafından tavsiye edilir, kendini kalabalıktan uzak tutmak. <5>Ayrıca bu, yaratım, bu dünyada neler olduğu, bizim burada ne yaptığımız, bizim ne olduğumuz, Yaradan’ın ne olduğu vb. hakkında düşünmeyi teşvik eder.

Reenkarnasyon, sure 49:

"...ve ben ölüyü kaldırdım, Allah'ın izniyle..." ('İmran Ailesi, 49)

<6>Kaldırma ve ölüme sebep olmaya karar verecek olan Allah’tır (Yaradan). Reenkarne edebilecek veya reenkarne etmeyecek olan Yaradan’dır. Aynı kişiyi dünyaya tekrar ve tekrar yollayacak veya yollamayacak olan Allah’tır (Yaradan). Bazı insanları bir zaman ve diğerlerini başka zaman yollayacak olan Yaradan’dır. Veya hiç yollamayan Yaradan’dır. <7>Bu yüzden tekrar, eğer biz, "Allah reenkarne edemez" dersek o zaman biz O’nun ne yapıp ne yapamayacağını söylüyor oluyoruzdur. O, her ne isterse yapabilir.



İmansızlar, sure 54:

"Ve onlar (inanmayanlar) planlarını tasarladılar ve Allah O’nunkini tasarladı! Allah en iyi plancıdır," ('İmran’ın Ailesi, 54)

<8>İnanmayanlar Yaradan’ı kandırabileceklerini düşünürler, özellikle Kutsal Kitapları değiştirerek. Ama onlar, Yaradan’ın onların kalplerinin ta kendisinden oldukça haberdar olduğunu ve evren için olan O’nun Planını gerçekleştireceğini bilmezler. Onlar Kutsal Kitapları değiştirir veya kendi amaçlarına hizmet etmek amacı ile kendi yanlış egolarını takip etmeğe çalışırlar. Fakat o zaman Yaradan başka bir büyük Peygamber yollar (bu durumda, Muhammed Peygamber) doğruyu tekrar ışığa geri getirmek için. <9>Öyle ki güneş bulutların altında sonsuza kadar kalmaz. Doğru herkes tarafından kabul edilmelidir. Plan budur.

<10>Yaradan O’nun dinini tekrar ve tekrar getirir bu dünyaya. İnsanlar onu yıkmaya çalışırlar ama başka bir Peygamber veya ruhani öğretmen gelir ve Akaşik Kayıtlardan doğruyu tekrar açığa vurur, herkes Yaradan’ın tarihteki ve yaratımdaki elini anlayıp görene kadar. O zaman insanlar doğruyla kavga etmeyi bırakmalı ve onu kabul etmelidir!



Seçilmiş Olanlar, sure 55:

"Allah’ın İsa’ya: Ben senin ölmene neden olacağım ve sonra senin Can’ın bana yükselmeli ve ben seni inanmayanların iftiralarından temizleyeceğim ve Yargı Gününde (Kıyamet) seni inanmayanların üzerine yücelteceğim, o zaman Bana hepiniz döneceksiniz ve ben sizin aranızda neye göre farklı olduğunuzu yargılamalıyım" dediği zamanı hatırla. ('İmran’ın Ailesi, 55)

<11>Neden İsa Mesih ve onun takipçileri inanmayanlara tercih ediliyor? Bu onun ve onun takipçilerinin her zaman inanmayanlara tercih edilmiş olduğundandır. Onlar Seçilmiş Olanlardır. Mesih İsa’yı takip eden kişiler Seçilmiş Olanlardı, Muhammed Peygamberi takip edenlerin Seçilmiş Olanlar olduğu gibi.

<12>Bu insanlar tekrar ve tekrar reenkarne edilmişlerdir ve dünyayı doğru yöne koymuşlardır. <13>Daha sonra dünya tekrar ahlaksızlaşır. Bu yüzden onlar tekrar geri gelmek zorundadırlar. <14>Fakat her bir geri gelişlerinde yeni insanlar kurtarılacak ve yüksek bilince erişecektir. Bu süreç herkes Yaradan’ın Planını anlayana ve Dünya Üzerinde Cennetin Hükümdarlığı kurulana kadar devam edecektir. Bu nedenden Krayst (İsa Mesih) onları "dünyanın tuzu" olarak çağırmıştır (Matta 5:13). Bu insanlar olmadan şimdi olduğumuz yerde bile olmazdık. Bu nedenden onlar inanmayanların üstündedirler.



Tek Yaradan’a ibadet, sure 79:

"Allah’ın, Kutsal Kitap ve bilgelik ve peygamberliği verdiği doğru bir insanoğlu kişilere: Allah’ın yerine bana ibadet edin demez. Ama vazifelerine göre onlar: Yaradan’ın sağdık düşkünleri olun, Kutsal Kitapların sürekli vaazı ve dikkatli çalışılmasıyla, derler." ('İmran’ın Ailesi, 79)

<15> Derki "Allah’ın O’nun Peygamberi veya Peygamberleri olarak gönderdikleri insanlara, 'Bana ibadet edin' demezler. Onlar gelirler ve 'Rab’e ibadet edin' derler." <16>Örneğin, Yaradan Kendini bir insan olarak reenkarne etse ve doğruyu vaaz etmeye başlasa bile, kendinin kim olduğunu söylemesi O’na ne yarar sağlar? Olacak olan tek şey O’nu takip eden insanlar büyük yanlış egolar yaratacaklar ve diğerlerini aşağı görmeye başlayacaklardır. <17>Bu nedenden Peygamberleri Yaradan Rab olarak görenler veya kendilerinin tek seçilmiş olanlar olduğunu düşünenler Yaradan-kavrama adına yarardan çok zarar yaparlar.

<18>Ayrıca bu sure Muhammed Peygamber’in açığa vurduğu bazı noktaları gözlemlemek için de yararlıdır:

<19>"Allah’ın, Kutsal Kitap ve bilgelik ve peygamberliği verdiği": Yani Yaradan peygamberliği dilediği her bir kişiye verebilir, tarihte her hangi bir zamanda Muhammed Peygamber’den önce ve sonra. Bu O’na bağlıdır. Her hangi bir Peygamberin son olduğunu düşünmek bile bir günahtır çünkü biz Yaradan yapmalı veya yapmamalı diyor oluruz. Yaradan Rab Büyük bir Plana sahiptir gerçekleştirilecek ve bu gerçekleşene kadar O durmayacaktır.

<20>"Yaradan’ın sağdık düşkünleri olun, Kutsal Kitapların sürekli vaazı ve dikkatli çalışılmasıyla": Burada Kutsal Kitapların okunması ve satseng verilmesi vurgulanmıştır. <21>Bu dinlerin geçerliliğini kaybetme nedenlerinden biridir çünkü insanlar dinleri bilmiyorlar. Bu yüzden insanlar onlara diğerleri veya vaaz verenler tarafından her ne söylenmişse sadece ona inanıyorlar.

<22>" Kutsal Kitapların dikkatli çalışılmasıyla": Kutsal Kitapların çalışılması insanın vazifelerinden biridir. Bütün doğruyu sadece meditasyon yaparak bulabileceğine inananlar tamamen yanlıştır. Çalışma ruhani ilerlemenin büyük bir parçasıdır.

Sıradaki

Mission of Maitreya, "Ebedi İlahi Yol"

P. O. Box 44100
Albuquerque, NM 87174

© 2021 Mission Of Maitreya. Tüm Hakları Saklıdır.